Demokrat Parti (DP) Genel Sekreteri ve Girne Milletvekili Serhat Akpınar, Girne-Taşucu hattında yaşanan gemi faciasının önemli bir uyarı olarak değerlendirilmesi gerektiğini belirterek, deniz güvenliğinin kalıcı bir devlet politikası haline getirilmesi çağrısında bulundu.
Demokrat Parti (DP) Genel Sekreteri ve Girne Milletvekili Serhat Akpınar, Kuzey Kıbrıs’ın deniz güvenliği alanında daha güçlü ve sürdürülebilir bir yapıya kavuşması gerektiğini belirtti.
Akpınar, yazılı açıklamasında, Girne-Taşucu hattında yaşanan gemi faciasının yalnızca bir kaza olarak değil, deniz güvenliği konusunda yeni önlemlerin hayata geçirilmesi için önemli bir uyarı olarak değerlendirilmesi gerektiğini ifade etti.
Akpınar, “Bundan sonra aynı ölçüde şansa güvenme hakkımız yok” dedi.
“Denizleri daha iyi tanımalıyız”
Kuzey Kıbrıs’ın yüzlerce kilometrelik sahil şeridine sahip olduğuna dikkat çeken Akpınar, toplumun denizlerin derinlik yapısı, akıntılar, meteorolojik özellikler, biyolojik çeşitlilik, deniz ulaşımındaki tehlikeler ve arama-kurtarma kapasitesi konusunda yeterli bilgiye sahip olmadığını savundu.
Bu alanlarda bilgi ve müdahale kapasitesinin artırılması gerektiğini belirten Akpınar, deniz güvenliğinin geçici tedbirlerle değil, kalıcı bir devlet politikası olarak ele alınmasını istedi.
Ayrıntılı batimetrik haritalar hazırlanmalı
Akpınar, Kuzey Kıbrıs kıyıları ve deniz yetki alanlarına ilişkin ayrıntılı batimetrik haritaların hazırlanarak erişilebilir hale getirilmesini önerdi.
Ayrıca deniz ambulansı, hızlı müdahale ve arama-kurtarma gemileri ile insansız hava ve deniz araçlarından oluşan sürekli bir müdahale sistemi kurulması gerektiğini belirtti.
Derin deniz aramalarında kullanılabilecek sonar, ROV ve robotik sistemler konusunda ise Türkiye ile müşterek kapasite oluşturulması çağrısında bulundu.
Liman ve gemi denetimleri dijital olarak izlenmeli
DP Genel Sekreteri Akpınar, limanlardaki denetimlerin daha etkin hale getirilmesi gerektiğini ifade ederek, yolcu manifestoları, gemi yeterliliği ve mürettebat eğitimlerinin dijital ve bağımsız biçimde izlenmesini önerdi.
Akpınar ayrıca okullardan başlayarak yüzme, ilk yardım, deniz güvenliği ve deniz ekolojisi eğitimlerinin yaygınlaştırılması gerektiğini kaydetti.
“Kuzey Kıbrıs Deniz Araştırmaları ve Güvenliği Merkezi” önerisi
Akpınar, üniversitelerin katkısıyla “Kuzey Kıbrıs Deniz Araştırmaları ve Güvenliği Merkezi” kurulması çağrısında bulundu.
Balıkçılık, su sporları, çevre koruma ve deniz turizminin ortak bir “Mavi Vatan ve Deniz Yaşamı Stratejisi” kapsamında ele alınması gerektiğini belirten Akpınar, denizlerin yalnızca ulaşım açısından değil, çevre, ekonomi, turizm ve yaşam açısından da bütüncül şekilde değerlendirilmesi gerektiğini ifade etti.
“Ada ülkesi olmak denizi tanımaktır”
Serhat Akpınar, açıklamasında şu ifadeleri kullandı:
“Ada ülkesi olmak sadece denizlerle çevrili olmak anlamına gelmemelidir. Ada ülkesi olmak, denizi tanımak, ona saygı duymak, onun sunduğu imkanlardan bilinçli biçimde yararlanmak ve tehlikelerine karşı her an hazırlıklı olmaktır.”
Yaşanan acının, toplumun denizlerle ilişkisi konusunda yeni bir toplumsal bilincin başlangıcına dönüştürülmesi gerektiğini belirten Akpınar, Kuzey Kıbrıs’ın denizlerini tanıyan ve koruyan, gerektiğinde de denizdeki insanlarını kurtarabilecek kapasiteye sahip bir yapıya kavuşması gerektiğini vurguladı.


