Kıbrıs Otizm Derneği, otizm spektrumundaki ve özel eğitim desteğine ihtiyaç duyan çocukların eğitim hakkına eşit ve ayrımcılıktan uzak şekilde erişebilmesi için tüm paydaşları iş birliği ve dayanışmaya çağırdı. Dernek, özellikle okul geçiş sürecinin planlı yürütülmesi ve gölge öğretmen uygulamasının yasal güvenceye kavuşturulması gerektiğini vurguladı.
Kıbrıs Otizm Derneği, yeni eğitim-öğretim yılının başlamasıyla birlikte özel eğitim desteğine ihtiyaç duyan çocukların eğitim hakkına ilişkin açıklama yaptı.
Dernek tarafından yapılan açıklamada, okula başlayan her çocuğun bir geçiş sürecine ihtiyaç duyduğu belirtilirken, otizm spektrumundaki ve özel eğitim desteğine ihtiyaç duyan çocuklar açısından bu sürecin planlı, öngörülebilir ve destekleyici olması gerektiği vurgulandı.
Oryantasyon süreci yaygınlaştırılmalı
Eğitim yılının başlangıcında düzenlenecek oryantasyon çalışmalarının yaygınlaştırılmasının, çocukların okula, öğretmenlerine ve sınıf ortamına güvenli şekilde uyum sağlamaları açısından önemli olduğu belirtildi.
Dernek, oryantasyon sürecinin yalnızca çocuğu değil; öğretmeni, sınıf arkadaşlarını, okul yönetimini ve aileyi de kapsaması gerektiğine dikkat çekti.
“Destek mekanizmaları ailenin sorumluluğu olmamalı”
Açıklamada, özel eğitim desteğine ihtiyaç duyan çocuklar için gerekli destek mekanizmalarının ailelerin bireysel çabalarına bırakılmaması gerektiği ifade edildi.
Çocukların eğitim hakkının ailenin maddi imkânlarına, ısrarına veya bireysel çabasına bağlı olmaması gerektiği vurgulanarak, destek mekanizmalarının sistem içerisinde güvence altına alınması çağrısı yapıldı.
“Gölge öğretmen uygulaması yasal güvenceye alınmalı”
Kıbrıs Otizm Derneği, gölge öğretmen uygulamasının açık, erişilebilir, sürdürülebilir ve yasal bir çerçevede güvence altına alınmasının önemine dikkat çekti.
Dernek açıklamasında şu ifadeye yer verildi:
“Bir çocuğun eğitim hakkına erişebilmesi için ailesinin her kapıyı tek tek çalmak zorunda kalmaması gerekir.”
“Problem çocukta değil, çevrede olabilir”
Açıklamada, bazı çocukların iletişim biçimleri, duyusal ihtiyaçları, rutinlere bağlılıkları veya dünyayı algılama şekillerinin zaman zaman “problem” olarak görülebildiğine dikkat çekildi.
Ancak çoğu durumda sorunun çocukta değil, çocuğun ihtiyaçlarını anlamayan ve farklılıkları kapsayacak şekilde düzenlenmemiş çevrede olabileceği belirtildi.
Dernek, çocukların ihtiyaçlarının eğitim yılının ortasında ortaya çıkan bir “sorun” olarak değil, eğitim planlamasının doğal ve ayrılmaz bir parçası olarak değerlendirilmesi çağrısında bulundu.
“Kapsayıcı eğitim herkesin meselesidir”
Kapsayıcı eğitimin yalnızca özel eğitim alan çocukların meselesi olmadığı vurgulanan açıklamada, bunun toplumun ve eğitim sisteminin tamamını ilgilendiren bir konu olduğu ifade edildi.
Kıbrıs Otizm Derneği açıklamasını şu ifadelerle tamamladı:
“Her çocuk öğrenebilir. Her çocuk gelişebilir. Yeter ki eşit bir fırsat, ihtiyaç duyduğu destek ve güvenli bir alan sunulabilsin.”


