Yeni eğitim-öğretim yılının başlamasıyla birlikte okullara kayıt telaşı da yeniden gündemde. Ancak bazı velilerin yaşadığı iddialar, KKTC’de eğitimde fırsat eşitliği ve okul kayıt sisteminin nasıl uygulandığı konusunda ciddi soru işaretleri yaratıyor.
Ajans Cyprus/ Lefkoşa
Velilerin iddialarına göre bazı okul müdürlüklerinde, çocuklarını ikamet ettikleri bölgedeki okula kaydettirmek isteyen ailelere çeşitli gerekçelerle ödeme yapmaları yönünde talepler iletiliyor, ödeme yapamayacak durumda olan veya bunu kabul etmeyen aileler ise başka bölgelerdeki okullara yönlendirilebiliyor.
Bu iddialar doğruysa ortada yalnızca bir kayıt sorunu değil, eğitimde eşitlik ve devlet okullarına erişim hakkı açısından ciddi bir problem var.
Aynı bölgede yaşayan çocuk neden başka okula yönlendiriliyor?
KKTC Milli Eğitim Bakanlığı’nın kendi açıklamalarında zorunlu eğitim çağındaki öğrencinin devam edeceği okulun Bakanlık tarafından belirlendiği, bunun için okulların kapsam bölgelerinin esas alındığı belirtiliyor. Ayrıca mevzuatta öğrencilerin kaydedileceği okul belirlenirken ikamet yeri ve ulaşım olanaklarının dikkate alınacağı ifade ediliyor.
O halde şu sorunun açıkça yanıtlanması gerekiyor:
Kendi bölgesinde yaşayan bir aile, çocuğunu yine kendi bölgesindeki devlet okuluna göndermek istediğinde neden başka bir okula yönlendirilmek zorunda bırakılıyor?
Eğer okulun kapasitesi doluysa bunun ölçütleri nelerdir?
Kontenjan gerçekten yetersizse, hangi öğrencilerin hangi kriterlere göre başka okullara yönlendirildiği kamuoyuna açıklanıyor mu?
Daha da önemlisi, aynı bölgede yaşayan ailelerden birinin çocuğu kayıt olurken diğerinin önüne maddi bir engel çıkarılıyorsa bunun hukuki ve idari dayanağı nedir?
“Kayıt için para alınmıyor” deniliyorsa…
Milli Eğitim Bakanlığı’nın kamuoyuna yaptığı duyurular ile sahada velilerin karşılaştığını söylediği uygulamalar arasında bir çelişki varsa, bunun açıklığa kavuşturulması gerekir.
Çünkü devlet okullarında eğitim hakkı, ailenin ekonomik gücüne göre şekillenmemelidir.
Bir veli çocuğunu kendi bölgesindeki okula göndermek istediğinde karşısına “ödeme yaparsanız kayıt”, ödeme yapamayınca da “başka okula gönderin” anlayışı çıkıyorsa, burada artık sadece bir okul kayıt meselesinden söz edilemez.
Bu durum, doğrudan doğruya fırsat eşitliği meselesidir.
“Parası olan çocuğunu istediği okula mı gönderecek?”
KKTC’nin gerçekleri başlığı altında sormamız gereken en önemli sorulardan biri de budur:
Parası olan veli çocuğunu kendi bölgesindeki okula kaydettirebilecek, ödeme yapmak istemeyen veya yapamayan veli ise başka bölgedeki okula mı gönderilecek?
Eğer böyle bir uygulama varsa, devlet okullarında eğitim hakkının ekonomik güce göre farklılaştırılması anlamına gelir.
Oysa Milli Eğitim Bakanlığı’nın zorunlu eğitim uygulamalarına ilişkin açıklamasında, zorunlu eğitim çağındaki her yurttaşın bir okula devamının zorunlu olduğu ve devam edilecek okulun Bakanlık tarafından belirlendiği açıkça belirtiliyor.
Dolayısıyla velinin karşısına kayıt sırasında farklı bir uygulama çıkıyorsa, bunun Bakanlık tarafından denetlenmesi ve kamuoyuna açıklanması gerekir.
Güvenli okul hakkı da göz ardı edilmemeli
Mesele yalnızca kayıt değildir.
Bir ailenin çocuğunu kendi bölgesindeki okula göndermek istemesinin son derece makul nedenleri olabilir.
Çocuğun evine yakın olması…
Gidiş-geliş güvenliği…
Küçük yaştaki çocukların uzun mesafelerde taşınmak zorunda kalmaması…
Ailenin çocuğunu okula bırakıp alabilmesi…
Özellikle ilkokul çağındaki çocuklar için okulun eve yakınlığı güvenlik açısından da önemlidir.
Devlet, bir çocuğu ikamet ettiği bölgedeki okuldan alıp başka bir bölgedeki okula yönlendiriyorsa bunun ulaşım, güvenlik ve aile üzerindeki ekonomik yükünü de hesaplamak zorundadır.
Bakanlığa açık çağrı: Denetim nerede?
Burada asıl sorumluluk yalnızca okul müdürlüklerinde değildir.
Milli Eğitim Bakanlığı’nın denetim mekanizması nerede?
Okul kayıtları hangi kriterlere göre yapılıyor?
Bölge kayıtları kim tarafından kontrol ediliyor?
Okullardan herhangi bir şekilde ödeme talep edilip edilmediği denetleniyor mu?
Bir okulun kapasitesi dolduğunda başka okula yönlendirme hangi mevzuata göre gerçekleştiriliyor?
Veliden istenen herhangi bir ödeme varsa bunun karşılığında makbuz veriliyor mu?
Ve en önemlisi:
Bakanlık, okul müdürlüklerinin kayıt uygulamalarını gerçekten denetliyor mu?
Bu soruların cevabı velilere değil, Milli Eğitim Bakanlığı’na düşmektedir.
Eğitimde ayrımcılık kabul edilemez
KKTC’de yaşayan herkesin çocuklarının eğitim hakkı konusunda eşit muamele görmesi gerekir.
Dili, dini, ırkı, kökeni, vatandaşlığı veya ekonomik durumu ne olursa olsun…
Devlet okulunun kapısından giren çocuk, önce “ailen ne kadar ödeme yapabilir?” sorusuyla değil, “hangi bölgenin öğrencisisin ve eğitim hakkın nedir?” sorusuyla karşılaşmalıdır.
Eğitim hakkı bir ayrıcalık değil, temel bir kamu hizmetidir.
Okulların ihtiyaçları varsa bunun çözümü velileri kayıt sırasında ekonomik baskı altında bırakmak değil; devletin gerekli bütçeyi sağlaması ve eğitim sistemini planlamasıdır.
Bakanlık açıklık getirmeli
Bu nedenle Milli Eğitim Bakanlığı’na çağrımız nettir:
Okul kayıtlarında velilerden herhangi bir ücret talep edilmesine izin veriliyor mu?
Bölge okullarına kayıt hangi kriterlere göre yapılıyor?
Kontenjan nedeniyle başka okula yönlendirilen öğrencilerin sayısı nedir?
Okul müdürlükleri üzerinde bu konuda etkin bir denetim yapılıyor mu?
Ve eğer Bakanlık tarafından “kayıt sırasında para alınmayacaktır” şeklinde bir talimat yayımlandıysa:
Bu talimata uymayan okul yöneticileri hakkında ne yapılmaktadır?
Çünkü bir ülkede kural koymak kadar, o kuralın uygulanmasını sağlamak da devletin görevidir.
KKTC’nin geleceği çocuklarımızdır. Çocuklarımızın eğitim hakkı ise ne parayla satın alınabilecek bir ayrıcalık ne de okul müdürlerinin kişisel inisiyatifine bırakılabilecek bir konudur.


