Güzelyurt’ta faaliyet gösteren Kıbrıs Sağlık ve Toplum Bilimleri Üniversitesi (KSTÜ) hakkında 2024 yılında başlayan soruşturma sürecinde sahte diploma iddialarının yanı sıra sahte fatura, sahte belge ve usulsüz mali işlemlere ilişkin çok sayıda iddia da gündeme gelmişti. Aradan geçen zamana rağmen dosyada adı geçen bazı isimler ve özellikle sahte fatura iddialarının akıbeti kamuoyundaki tartışmaların odağında kalmaya devam ediyor.
Kıbrıs Sağlık ve Toplum Bilimleri Üniversitesi’nde 2024 yılında başlatılan soruşturma, kısa sürede yalnızca sahte diploma iddialarıyla sınırlı kalmamış; üniversitenin mali yapısı, düzenlendiği öne sürülen faturalar, para hareketleri ve bazı kişiler arasındaki mali ilişkiler de soruşturma kapsamına girmişti.
Dönemin mahkeme tutanaklarına yansıyan polis anlatımlarında, üniversitede gerçekte alınmadığı iddia edilen bazı mal ve hizmetlere ilişkin faturalar düzenlendiği ve bu faturalar üzerinden para temin edildiği yönünde iddialar yer almıştı. Şubat 2024’teki bir duruşmada polis, sahte faturalar aracılığıyla 914 bin 555 TL temin edildiği iddiasını mahkemeye aktarmış; ayrıca farklı miktarlarda döviz ve Türk Lirası ödemelerine ilişkin şikâyetlerin de araştırıldığını belirtmişti.
Soruşturmanın başka bir aşamasında ise üniversitenin mali yapısına ilişkin incelemelerde usule uygun olmadığı öne sürülen faturalar ve bazı firmalara ilişkin mali kayıtlar mahkemeye taşınmıştı. İlk tahkikat duruşmalarında tanıklar dinlenmiş, çok sayıda emare mahkemeye sunulmuştu.
Sahte fatura iddiaları da dosyanın önemli başlıklarından biriydi
Soruşturmanın ilk döneminde kampüs içerisinde faaliyet gösteren bir işletmeyle ilgili olarak da “sahte belge düzenleme, tedavüle sürme ve sahtekârlıkla para temini” suçlamaları gündeme gelmiş, mahkemeye aktarılan polis anlatımında üniversiteye mal veya hizmet verilmeden fatura kesildiği iddiası yer almıştı.
Yine soruşturma kapsamında farklı şirket ve kişiler hakkında benzer suçlamalarla tutuklamalar gerçekleştirilmişti. Nisan 2024’te bir şirket yetkilisi de “sahte belge düzenleme, tedavüle sürme ve sahtekârlıkla para temini” suçlamalarıyla Güzelyurt Kaza Mahkemesi’ne çıkarılmıştı.
Bu gelişmeler, KSTÜ dosyasının yalnızca diploma işlemleriyle sınırlı olmadığını; üniversitenin mali yapısı ve faturalandırma işlemlerinin de soruşturmanın önemli başlıkları arasında bulunduğunu ortaya koymuştu.
Ana davada karar çıktı, ancak KSTÜ dosyaları tamamen kapanmadı
KSTÜ soruşturması kapsamında yargılanan üniversitenin eski genel sekreteri ve hissedarlarından S. G. ile uluslararası ofis sorumlusu A. S. hakkındaki dava 6 Kasım 2025’te sonuçlandı. Mahkeme S.G’yi 15 yıl, A.S’yi ise 6 yıl hapis cezasına çarptırdı.
Ancak soruşturmanın diğer sanık ve dosyalar bakımından tamamen sona erdiğini söylemek mümkün değil. 2026 yılında da KSTÜ soruşturması kapsamında farklı isimlerle ilgili davalar ve duruşmalar devam etti. Örneğin F. Ü. hakkındaki davada Ocak ve Şubat 2026’da Güzelyurt Kaza Mahkemesi’nde tanıklar dinlendi ve yeni emareler mahkemeye sunuldu.
Dolayısıyla kamuoyunda zaman zaman dile getirilen “dosya tamamen kapatıldı mı?” sorusuyla, dosyanın farklı sanıklar yönünden devam eden yargı süreçlerini birbirinden ayırmak gerekiyor.
Kamuoyunun merak ettiği soru: Sahte fatura iddialarının akıbeti ne?
Özellikle soruşturmanın ilk döneminde mahkemeye yansıyan sahte fatura iddiaları dikkate alındığında, kamuoyunun bugün sorduğu temel soru ise şu:
Sahte fatura iddialarıyla ilgili soruşturmaların hangi aşamada olduğu, hangi isimler hakkında hangi işlemlerin yapıldığı ve dosyaların hangilerinin mahkemeye taşındığı kamuoyuna neden daha açık şekilde anlatılmıyor?
Bu noktada, soruşturma kapsamında adı geçen her kişinin suçlu olduğu yönünde bir değerlendirme yapılması elbette mümkün değil. Hakkında suçlama bulunan kişiler bakımından nihai kararı mahkemeler verir. Ancak soruşturma sürecinde ortaya atılan ciddi iddiaların akıbetinin kamuoyuna açık ve anlaşılır biçimde aktarılması, kamu güveni açısından önem taşıyor.
“Dosya neden durdu?” sorusu
KSTÜ soruşturmasının üzerinden yaklaşık iki buçuk yıl geçerken, farklı dosyaların farklı aşamalarda bulunması kamuoyunda da kafa karışıklığı yaratıyor.
Bu nedenle yetkililerden beklenen, “dosya kapandı” veya “soruşturma devam ediyor” şeklindeki genel ifadelerin ötesine geçilerek;
- Sahte fatura iddialarıyla ilgili hangi soruşturmaların tamamlandığının,
- Hangi dosyaların mahkemeye intikal ettiğinin,
- Hangi dosyaların halen soruşturma aşamasında bulunduğunun,
- Hakkında işlem yapılan kişi ve şirketlerle ilgili hukuki sürecin hangi noktada olduğunun,
- Mahkemeye taşınmayan iddialar bakımından herhangi bir işlem yapılıp yapılmadığının
kamuoyuna açıklanması.
Çünkü KSTÜ soruşturması, yalnızca geçmişte yaşanmış bir “sahte diploma” tartışması değil; aynı zamanda üniversitenin mali yapısı, faturalandırma işlemleri ve çeşitli kişiler arasındaki mali ilişkiler hakkında ciddi iddiaların da gündeme geldiği geniş kapsamlı bir soruşturma süreciydi.
Kamuoyunun beklentisi suçlu ilan edilmesi değil; soruşturmanın hangi noktada olduğunun, hangi iddiaların mahkemeye taşındığının ve hangi dosyaların sonuçlandığının açık, şeffaf ve belgelerle ortaya konulması.
Şimdi gözler yeniden yetkililerde.


