Yuva ve anaokulu çağındaki çocukların çeşitli nedenlerle tuvalete gitmekten çekinerek idrarını uzun süre tutması, idrar yolu enfeksiyonu riskini artırabiliyor. Yakın Doğu Üniversitesi Hastanesi Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Uzmanı Doç. Dr. İlke Beyitler, idrarın mesanede uzun süre kalmasının hastalık yapan bakterilerin çoğalmasına zemin hazırlayabileceğini belirterek aileleri uyardı.
Çocuklarda idrar yolu enfeksiyonları (İYE), özellikle erken yaşlarda sık karşılaşılan sağlık sorunları arasında yer alıyor. Zamanında fark edilip uygun şekilde tedavi edilmediğinde ise henüz gelişim aşamasındaki böbrekler açısından ciddi riskler ortaya çıkabiliyor.
Yakın Doğu Üniversitesi Hastanesi Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Uzmanı Doç. Dr. İlke Beyitler, çocuklarda idrar yolu enfeksiyonlarının ihmal edilmemesi gerektiğini belirterek, erken tanı ve uygun tedavinin böbrek sağlığının korunması açısından büyük önem taşıdığını vurguladı.
İdrarı Uzun Süre Tutmak Enfeksiyon Riskini Artırıyor
Özellikle yuva ve anaokulu çağındaki çocukların çeşitli nedenlerle tuvalete gitmekten çekinebildiğini ifade eden Doç. Dr. Beyitler, bunun idrarın uzun süre tutulmasına neden olabildiğini söyledi.
İdrarın mesanede uzun süre kalmasının hastalık yapıcı bakterilerin çoğalmasına zemin hazırlayabileceğini belirten Beyitler, tuvalet eğitimi döneminde ailelerin çocuklarını yakından takip etmesinin önemine dikkat çekti.
Çocuklarda idrar yolu enfeksiyonlarının kabızlık, iştahsızlık, bulantı, kusma ve kilo alamama gibi belirtilerle ortaya çıkabileceğini belirten Beyitler, küçük çocuklarda ise belirtilerin daha farklı görülebileceğini kaydetti.
Çocuklarda Hangi Belirtilere Dikkat Edilmeli?
Küçük çocuklarda idrar yolu enfeksiyonlarının;
- İdrarı kesik kesik yapma,
- Huzursuzluk,
- Ateş,
- İştahsızlık,
- Bulantı ve kusma,
- Kilo alamama
gibi belirtilerle kendini gösterebildiği belirtildi.
Okul çağındaki çocukların ise şikâyetlerini daha kolay ifade edebildiğini belirten Doç. Dr. Beyitler, sırt veya bel ağrısı ile idrar yaparken ağrı ve yanma gibi yakınmaların dikkate alınması gerektiğini söyledi.
Kız Çocuklarında Daha Sık Görülüyor
İdrar yolu enfeksiyonlarının yaşa ve cinsiyete göre görülme sıklığının değiştiğini belirten Doç. Dr. Beyitler, ilk bir yaşa kadar erkek çocuklarında da sık görülebildiğini, bir yaşından sonra ise kız çocuklarında daha yaygın hale geldiğini ifade etti.
Beyitler, kız çocuklarında idrar yolunun anatomik yapısı nedeniyle bağırsak bakterilerinin mesaneye daha kolay ulaşabildiğine dikkat çekti.
Bol Su Tüketimi ve Düzenli İdrar Yapmak Önemli
İdrar yolu enfeksiyonlarından korunmada yeterli sıvı tüketiminin ve düzenli aralıklarla idrar yapılmasının önemli olduğunu belirten Doç. Dr. Beyitler, mesanenin yeterince boşaltılmasının da korunmada önemli rol oynadığını söyledi.
Genital bölgenin gereğinden fazla sabun veya şampuanlı suyla yıkanması, mesanenin yeterince boşaltılamaması, böbrek taşı, sünnetsiz olma ve mesane ile ilgili bazı işlev bozukluklarının da enfeksiyon riskini artırabileceğini belirten Beyitler, gereksiz antibiyotik kullanımının ve kötü hijyenin genital bölgenin doğal dengesini bozabileceği uyarısında bulundu.
İdrar Yolu Enfeksiyonu Nasıl Tedavi Ediliyor?
Doç. Dr. Beyitler, idrar yolu enfeksiyonlarının uygun antibiyotik tedavisiyle genellikle 5 ila 10 gün içerisinde tedavi edilebildiğini, daha ciddi enfeksiyonlarda ise tedavi süresinin 14 güne kadar uzayabildiğini belirtti.
Enfeksiyonun şiddetine bağlı olarak antibiyotiklerin damar yoluyla veya enjeksiyon şeklinde uygulanmasının gerekebileceğini ifade eden Beyitler, özellikle riskli hastalarda yeni enfeksiyonların önlenmesi amacıyla çeşitli görüntüleme yöntemlerinden yararlanıldığını söyledi.
Bu kapsamda en sık kullanılan yöntemlerden birinin üriner sistem ultrasonografisi olduğu belirtildi.
Ailelere Önemli Uyarı
Uzmanlar, çocukların tuvalet ihtiyacını ertelememesi, yeterli miktarda su tüketmesi ve idrar yolu enfeksiyonu belirtilerinin ortaya çıkması halinde sağlık kuruluşuna başvurulması gerektiğine dikkat çekiyor.
Özellikle küçük çocukların şikâyetlerini tam olarak ifade edemeyebileceği göz önünde bulundurularak ateş, huzursuzluk, idrar yaparken zorlanma veya ağrı gibi belirtilerin ihmal edilmemesi önem taşıyor.


