Kıbrıs İşçi ve Emekçi Sendikaları Federasyonu (KİEF) ve Kıbrıs Türk Amme Memurları Sendikası (KTAMS) Başkanı Güven Bengihan, hükümetin uyguladığı zam politikasının çalışanlar, emekliler ve dar ve sabit gelirli kesimler üzerindeki ekonomik baskıyı artırdığını savundu.
Bengihan, yaptığı yazılı açıklamada ülkede çalışanlar, emekliler ve dar ve sabit gelirli kesimler açısından ekonomik koşulların her geçen gün daha da ağırlaştığını belirtti.
Hükümetin zam politikalarının toplumun alım gücünü olumsuz etkilediğini savunan Bengihan, “hükümetin izlediği zam politikasının insaf sınırını aştığını” ileri sürdü.
“Adil gelir dağılımı sosyal devletin temel koşuludur”
Sosyal devlet anlayışının temel unsurlarından birinin adil gelir dağılımı olduğunu ifade eden Bengihan, herkesin geliriyle orantılı bir vergi yükümlülüğüne tabi tutulması gerektiğini belirtti.
Bengihan, özellikle dolaylı vergilerin toplumun farklı gelir gruplarını aynı oranda etkilediğine dikkat çekerek, bunun mevcut gelir adaletsizliğini daha da derinleştirdiğini kaydetti.
Akaryakıt zammına tepki
Akaryakıt fiyatlarının litre başına 4 TL artırılması yönündeki kararı da eleştiren Bengihan, bu artışın yalnızca akaryakıt fiyatlarıyla sınırlı kalmayacağını savundu.
Bengihan, akaryakıta yapılan zammın ulaşım, üretim, taşımacılık ve diğer maliyetler üzerinden birçok ürün ve hizmetin fiyatına zincirleme şekilde yansıyacağını belirterek, bunun hayat pahalılığını daha da artıracağını ifade etti.
“Hükümetin alım gücünü koruma gayesi yok”
Hükümetin çalışanların, emeklilerin ve dar ve sabit gelirli kesimlerin alım gücünü korumaya yönelik bir politika izlemediğini ileri süren Bengihan, hükümete sert sözlerle yüklendi.
Bengihan, “Sadece koltuklarını koruma derdinde olan UBP-DP-YDP Hükümeti halkımızın sabrını zorlamaktadır.” ifadelerini kullandı.
“Hesap verme günü yakın”
Hükümetin ekonomi politikalarının toplum üzerindeki etkilerine dikkat çeken Bengihan, hükümet için hesap verme gününün yakın olduğunu savundu.
Bengihan’ın açıklaması, özellikle akaryakıt zammı ve artan hayat pahalılığı üzerinden hükümete yönelik sendikal eleştirilerin devam edeceğini ortaya koydu.


