Kamu, Ulaştırma, Haberleşme, Bilişim Teknolojileri ve Telekomünikasyon Çalışanları Sendikası (Tel-Sen), Fiber Optik Protokolü’nün Anayasa Mahkemesi’ne taşınmasının, sendikanın başından beri dile getirdiği itirazların yerinde olduğunu ortaya koyduğunu savundu.
Tel-Sen Genel Sekreteri Ömer Gedik, yaptığı yazılı açıklamada Tufan Erhürman’ın söz konusu protokolü Anayasa Mahkemesi’ne taşıyacağını açıklamasının, sendikanın yürüttüğü mücadelenin “meyve vermeye başladığını” gösterdiğini ifade etti.
“Bu Süreç Kamu Yararı Açısından Önemli”
Gedik, yaşanan gelişmenin yalnızca hukuki bir süreç olmadığını, aynı zamanda kamu yararının ve Telekomünikasyon Dairesi’nin yıllar içinde oluşturduğu altyapı, öz kaynaklar ve emeğin görünür hale gelmesi anlamı taşıdığını söyledi.
Verilen mücadelenin sadece sendikal bir duruş olmadığını belirten Gedik, bunun Telekomünikasyon Dairesi çalışanlarının, sendika üyelerinin ve konuya duyarlılık gösteren paydaşların ortak iradesi olduğunu vurguladı.
“Bu mücadele; görmezden gelinmek istenen Telekomünikasyon Dairesi’nin, kamu kaynaklarıyla inşa edilmiş altyapının ve bu ülkenin çocuklarının yarınlarının savunusudur.” diyen Gedik, protokolün anayasal zemine taşınmasından gurur duyduklarını kaydetti.
“Fiber Altyapıya Değil, Protokole İtirazımız Var”
Fiber altyapı projesine karşı olmadıklarını belirten Gedik, ülkenin dijital geleceği için fiber altyapının önemini en erken dile getiren taraflardan biri olduklarını ifade etti.
Sendikanın karşı çıktığı noktanın proje değil, kamu yararını yeterince gözetmediğini savundukları protokol olduğunu belirten Gedik, sürecin başından itibaren paydaşlarla birlikte yürütülmesi gerektiğini dile getirdi.
“Paydaşlarla Ele Alınsaydı Farklı Bir Noktada Olabilirdik”
Gedik, Türkiye Cumhuriyeti Başbakan Yardımcısı’nın da protokolde düzeltilmesi gereken noktalar bulunduğunu ifade ettiğini belirterek, konunun Anayasa Mahkemesi’ne taşınmasının bu tespitlerin somut bir yansıması olduğunu savundu.
Böylesine stratejik bir hizmetin hükümetin tutumu nedeniyle geciktiğini ileri süren Gedik, şu değerlendirmede bulundu:
“En başından itibaren sendika, çalışanlar ve tüm paydaşlarla birlikte bu mesele etraflıca ele alınmış olsaydı bugün çok farklı bir noktada olabilirdik. Telekomünikasyon Dairesi’nin yıllar içinde oluşturduğu altyapı ve öz kaynaklar doğru değerlendirilerek, devlet merkezli bir anlayışla fiber altyapı en hızlı ve en etkin şekilde kurulabilirdi.”
“Devlet Gelirleri ve İstihdam Artabilirdi”
Gedik, bu yaklaşımın benimsenmesi halinde devlet gelirlerinin artırılabileceğini, yeni istihdam alanlarının yaratılabileceğini ve hizmet kalitesinin daha üst seviyeye taşınabileceğini ifade etti.
Ülkenin uluslararası rekabette daha güçlü bir konuma gelebileceğini belirten Gedik, büyük projelerin Telekomünikasyon Dairesi’nin varlığı, kamu yararı ve devlet aklı temelinde, tüm paydaşların katılımıyla şekillendirilmesi gerektiğini kaydetti.

