Toplumcu Demokrasi Partisi (TDP) MYK Üyesi Av. Ayşe Öztabay, Filo Jet faciası üzerinden kamu yönetiminde liyakat ve denetimin önemine dikkat çekti. “Liyakatlı insanlar doğru yerlere yerleşmedikçe bu acılar bitmez” diyen Öztabay, TDP’nin yönetim anlayışının merkezinde liyakat, denetim ve kamu yararının bulunacağını vurguladı.
Toplumcu Demokrasi Partisi (TDP) Merkez Yönetim Kurulu (MYK) Üyesi Av. Ayşe Öztabay, Çiğdem Aydın’ın Gündem Kıbrıs’ta hazırlayıp sunduğu programa konuk olarak gündeme ilişkin değerlendirmelerde bulundu.
Kamu yönetiminde liyakat, denetim ve sorumluluk anlayışının önemine dikkat çeken Öztabay, özellikle Filo Jet faciası üzerinden yaşananların yalnızca bir ulaşım kazası olarak değerlendirilmemesi gerektiğini söyledi.
“Liyakatsızlığın bedelini çocuk canıyla ödedik”
Liyakat konusunun yaşanan acılar üzerinden daha net görüldüğünü ifade eden Öztabay, kamu görevlerinin ehil ve yetkin kişiler tarafından yürütülmesinin hayati önem taşıdığını belirtti.
Öztabay, “Bugün bu liyakatsızlığın nelere sebep olduğunu ve neyle ödediğimizi görüyoruz. Çocuk canıyla ödedik. Ne yazık ki masum insanların kıvranarak hayat vermesiyle ödedik” dedi.
Kamu görevlerinde teknik detaylara, belgelere ve görev alanındaki sorumluluklara hâkim kişilerin doğru noktalarda bulunması gerektiğini vurgulayan Öztabay, “Liyakatlı insanlar doğru yerlere yerleşmedikçe bu acılar bitmez” ifadelerini kullandı.
Öztabay, TDP’nin yönetim anlayışında liyakatın temel ilkelerden biri olduğunu belirterek, “TDP, icraatlarının merkezine liyakatı koymaya and içti” mesajını verdi.
“Önündeki evrağı gözünden tanıyan liyakatlı insanlarla yürüyeceğiz”
Kamu yönetiminde yalnızca makamların değil, bu makamları dolduran kişilerin niteliğinin de belirleyici olduğunu kaydeden Öztabay, TDP’nin görev alanına hâkim, sorumluluk bilinci taşıyan ve önündeki evrağın ne anlama geldiğini bilen insanların doğru noktalarda görev yapmasını hedeflediğini söyledi.
Öztabay’ın açıklamaları, TDP’nin liyakat anlayışını yalnızca bir kadro politikası olarak değil, kamu güvenliği ve insan hayatını doğrudan ilgilendiren temel bir yönetim ilkesi olarak ele aldığını ortaya koydu.
“Oy hesabı yerine ‘ölmeyelim yahu’ derdinde olmanız gerekirdi”
Taşımacılık alanındaki sorunlara da değinen Öztabay, hükümetin önceliğinin seçim hesapları değil, yurttaşların can güvenliği olması gerektiğini ifade etti.
Bakanlıkların taşımacılık sorunlarına yoğunlaşması gerektiğini belirten Öztabay, iktidarın örgütlenme ve bir sonraki seçimde daha fazla oy alma hesapları yerine yurttaşların güvenliğini öncelemesi gerektiğini söyledi.
Öztabay, bu konudaki tepkisini “Ölmeyelim yahu, ölmeyelim” sözleriyle dile getirdi.
“Size verilen hiçbir şey lütuf değil”
Programda sosyal hukuk devleti anlayışına ilişkin değerlendirmelerde de bulunan Öztabay, sağlık, eğitim, çalışma ve seyahat gibi temel hakların yurttaşlara bir lütuf olarak sunulamayacağını belirtti.
Öztabay, “Bu ülke sosyal hukuk devletiyse size verilen her şey az bile verilir” diyerek, devletin sunduğu hizmetlerin bir ayrıcalık değil, sosyal devletin temel sorumluluğu olduğunu vurguladı.
“Ucunda ölüm olan hiçbir konu tali konu değildir”
Kadınların yaşam hakkı ve ev içi şiddet konularına da değinen Öztabay, TDP tarafından daha önce Meclis’e sunulan Ev İçi Şiddet Yasası’nın destek bulmadığı için kadük olduğunu söyledi.
Kadına yönelik şiddetle mücadelede önleyici mekanizmaların önemine dikkat çeken Öztabay, “Ucunda ve sonunda ölüm olan hiçbir konu tali konu değildir” dedi.
“Biz hep sokaktaydık, locadan seyretmedik”
TDP’nin toplumsal sorunlara yaklaşımını da anlatan Öztabay, toplumun yaşadığı sorunları uzaktan izlemek yerine insanların yanında olmayı esas aldıklarını belirtti.
Öztabay, “Biz hep sokaktaydık. Biz şiddete uğrayan kadının yanındaydık. Biz iki kuruş parası olmadığı için adaletin önünde kendini temsil edemeyen insanların yanındaydık” ifadelerini kullandı.
TDP’nin siyaset anlayışının toplumun farklı kesimlerinin yaşadığı gerçek sorunlardan beslendiğini vurgulayan Öztabay, “Biz kimsenin şahsından hareket etmiyoruz” diyerek, mücadelelerinin kişiler üzerinden değil, toplum yararı ve hak temelli siyaset anlayışı üzerinden yürütüldüğünün altını çizdi.


