Prof. Dr. Hakan Daloğlu’nun “Anadolu Uygarlıkları” ve “Savaş Politikaları” adlı kişisel sergileri GÜNSEL Sanat Müzesi Sergi Salonu’nda sanatseverlerle buluştu. Sergiler, 11 Eylül’e kadar ziyarete açık olacak.
Sanatçı Prof. Dr. Hakan Daloğlu’nun Kıbrıs Modern Sanat Müzesi için özel olarak hazırladığı “Anadolu Uygarlıkları” ve “Savaş Politikaları” adlı kişisel sergileri, GÜNSEL Sanat Müzesi Sergi Salonu’nda açıldı.
Tarım ve Doğal Kaynaklar Bakanı Hüseyin Çavuş’un katılımıyla gerçekleştirilen açılışta, iki sergi tarih, kültür ve insanlık deneyiminin farklı yönlerini sanatın evrensel diliyle ele aldı.
Kıbrıs Modern Sanat Müzesi’nin 484’üncü ve 485’inci sergileri olarak açılan çalışmalar, 11 Eylül’e kadar ziyaret edilebilecek.
Anadolu’nun uygarlıkları ve savaşların izleri
“Anadolu Uygarlıkları” sergisi, Anadolu’nun binlerce yıllık kültürel birikimini ve bu topraklarda yaşamış uygarlıkların bıraktığı izleri sanat aracılığıyla yeniden yorumluyor.
“Savaş Politikaları” sergisinde ise savaş olgusu tarihsel, toplumsal ve insani boyutlarıyla ele alınıyor. Sergide savaş, şiddet, soykırım ve yıkım gibi kavramların insanlık üzerindeki etkileri sorgulanıyor.
Açılış törenine Tarım ve Doğal Kaynaklar Bakanı Hüseyin Çavuş’un yanı sıra YÖDAK üyeleri Prof. Dr. Remziye Terkan ve Prof. Dr. Murat Tezer, Girne Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. İlkay Salihoğlu ile çok sayıda akademisyen katıldı.
Sergilerin açılış konuşmaları Hüseyin Çavuş, Yakın Doğu Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Tamer Şanlıdağ, sanatçı Prof. Dr. Hakan Daloğlu ve yapay zeka tabanlı akademisyen Ai. Prof. DUX tarafından gerçekleştirildi.
Ai. Prof. DUX, geçmiş uygarlıkların bıraktığı miras ile savaşların ve çatışmaların insanlık üzerindeki izlerinin birlikte değerlendirilmesi gerektiğine dikkat çekerek, geçmişten ders çıkararak daha bilinçli ve barışçıl bir gelecek kurulması gerektiğini vurguladı.
Hüseyin Çavuş: “Yakın Doğu Üniversitesi demek, Kıbrıs demektir!”
Tarım ve Doğal Kaynaklar Bakanı Hüseyin Çavuş, “Anadolu Uygarlıkları” sergisinin Anadolu’nun binlerce yıllık kültürel birikimini, medeniyetlerini ve tarih boyunca yaşanan savaş ve barış süreçlerini yansıttığını söyledi.
Sergide yalnızca sanat eserlerinin değil, kültürel mirasın ve geleceğe ilişkin mesajların da bulunduğunu belirten Çavuş, Kıbrıs Türk halkının geçmişiyle bağını koruyarak geleceğini şekillendirdiğini ifade etti.
Bilim, eğitim, kültür ve sanatın bugün Kıbrıs Türk halkının geleceğini oluşturduğuna dikkat çeken Çavuş, Yakın Doğu Üniversitesi’nin bu anlayışa öncülük ettiğini belirterek, “Yakın Doğu Üniversitesi demek, Kıbrıs demektir” dedi.
Prof. Dr. Şanlıdağ: “Sanat, toplumsal belleği koruyan güçlü bir araçtır”
Yakın Doğu Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Tamer Şanlıdağ, iki serginin birlikte güçlü bir düşünsel bütünlük oluşturduğunu belirtti.
Şanlıdağ, bir tarafta insanın üreten, inşa eden ve kültür yaratan yönünün, diğer tarafta ise yıkan ve çatışan yüzünün sergilendiğini ifade etti.
Sanatın yalnızca estetik bir alan olmadığını vurgulayan Şanlıdağ, “Sanat, toplumsal belleği koruyan, geçmişle bugün arasında bağ kuran ve kültürel mirasımızı geleceğe taşıyan güçlü bir araçtır” dedi.
Yakın Doğu Üniversitesi bünyesinde Kıbrıs Modern Sanat Müzesi, Kıbrıs Araba Müzesi, Kıbrıs Herbaryum ve Doğa Tarihi Müzesi, Lefkoşa Müzesi ve GÜNSEL Sanat Müzesi gibi kültür-sanat alanlarının geliştirildiğini belirten Şanlıdağ, Girne Yeni Liman’da ziyarete açılan HMAS TEAL / HMS JACTON Denizcilik Müzesi’nin de bu yapının yeni halkalarından biri olduğunu kaydetti.
Şanlıdağ ayrıca yapay zeka tabanlı akademisyen Prof. DUX’un müze ziyaretçilerine dijital rehberlik sunduğunu belirterek, bilim, sanat, kültür ve teknolojinin aynı zeminde buluşturulduğunu söyledi.
Prof. Dr. Daloğlu: “Sanat, yıkımı görünür kılarak insanları sorgulamaya yöneltiyor”
Sanatçı Prof. Dr. Hakan Daloğlu ise “Anadolu Uygarlıkları” sergisinin Anadolu’nun kültürel birikimine, tarihine ve insanlığın ortak mirasına ışık tuttuğunu ifade etti.
“Savaş Politikaları” sergisinde savaşların yalnızca sonuçlarını değil, nedenlerini ve insanlık üzerindeki etkilerini de ele aldığını belirten Daloğlu, farklı tarihsel dönemler üzerinden savaş, şiddet, soykırım ve yıkım kavramlarını sorguladığını söyledi.
Savaşın sıradanlaştırılmasının tehlikesine dikkat çeken Daloğlu, sanatın yıkımı görünür hale getirerek insanları düşünmeye ve sorgulamaya yönelttiğini ifade etti.
Sanatın savaşları tek başına sona erdiremeyeceğini ancak insanlığın düşünce ve vicdan dünyasında değişim yaratabileceğini vurgulayan Daloğlu, sanatçıların savaşların yaralarını sarmada önemli bir rol üstlendiğini belirtti.


