Gündem

Elektrik Krizine Turizm Emekçilerinden Sert Tepki: “Karanlığı Paylaştırıp Refah Masalı Anlatamazsınız!”

Turizm Emekçileri Platformu, Kuzey Kıbrıs’ta yaşanan elektrik kesintilerinin yalnızca teknik bir altyapı sorunu olmadığını belirterek, enerji krizinin vatandaşlardan turizm sektörüne, çalışanlardan esnafa kadar geniş bir ekonomik kesimi etkilediğini vurguladı. Platform, kalıcı enerji politikaları ve sürdürülebilir çözümler çağrısı yaptı.

Turizm Emekçileri Platformu, Kuzey Kıbrıs’ta son dönemde yaşanan elektrik kesintilerine ilişkin yazılı bir açıklama yayımlayarak, enerji krizinin toplumun günlük yaşamı ve ekonomi üzerindeki etkilerine dikkat çekti.

Platform, elektrik kesintilerinin yalnızca teknik bir altyapı problemi olarak değerlendirilemeyeceğini belirterek, hane halkından turizm sektörüne, lojmanlarda yaşayan çalışanlardan esnafa ve büyük turizm tesislerine kadar geniş bir ekonomik zincirin kesintilerden etkilendiğini kaydetti.

“Elektrik kesintisi aile hayatının huzurunu bozuyorsa mesele yalnızca teknik değildir”

Açıklamada, elektrik kesintilerinin vatandaşların günlük yaşamını doğrudan etkilediği ifade edildi.

Platform, elektrik kesintileri sırasında klimaların, buzdolaplarının ve su pompalarının devre dışı kaldığını, internet bağlantısının kesildiğini ve özellikle çocuklar ile yaşlıların zor durumda kaldığını belirtti.

Evden çalışanların işlerini sürdüremediğine dikkat çekilen açıklamada, elektrikli sağlık cihazlarına ihtiyaç duyan vatandaşların da her kesintide ciddi endişe yaşadığı vurgulandı.

Platform, “Bir toplumda elektrik kesintisi aile hayatının huzurunu bozuyorsa, mesele artık yalnızca teknik değildir” değerlendirmesinde bulundu.

“Turizmin ışığını söndürmek ekonominin ana şalterini indirmektir”

Turizmin Kuzey Kıbrıs ekonomisinin önemli gelir kaynaklarından biri olduğuna işaret eden Turizm Emekçileri Platformu, oteller, büyük turistik tesisler, butik oteller, köy içi konaklama işletmeleri ve sahil restoranlarının ülkeye döviz kazandırdığını, vergi geliri oluşturduğunu ve binlerce kişiye istihdam sağladığını belirtti.

Turizm sektörünün yalnızca kendi çalışanlarını değil, çok sayıda farklı sektörü de beslediği ifade edilen açıklamada; çiftçiler, kasaplar, balıkçılar, nakliyeciler, tedarikçiler ve perakendecilerin turizm faaliyetlerinden doğrudan veya dolaylı olarak etkilendiği kaydedildi.

Platform, bir otelin faaliyetinin aksamasının yalnızca işletmeyi değil, ekonomik zincirin tamamını etkilediğini belirterek, “Yerel üreticinin siparişi azalıyor, esnafın cirosu düşüyor, nakliyeci daha az çalışıyor, tedarikçi daha az mal getiriyor. Sonuçta ekonominin içinde dönen para azalıyor” ifadelerini kullandı.

Turizm çalışanları ve lojmanlarda yaşayan aileler de etkileniyor

Açıklamada, turizm tesislerinde çalışan ve lojmanlarda yaşayan binlerce emekçinin de elektrik kesintilerinden doğrudan etkilendiği belirtildi.

Turizm çalışanları ve aileleriyle birlikte düşünüldüğünde sektörün doğrudan ve dolaylı olarak on binlerce kişinin yaşamına dokunduğu ifade edilen açıklamada, enerji kesintilerinin çalışanların yaşam koşullarını ve aile düzenini de olumsuz etkilediği vurgulandı.

Platform, “Turizm işletmesinin elektriğini kesmek yalnızca misafirin konforunu etkilemiyor. Çalışanın yaşamını, ailesini, gelirini ve geleceğini de etkiliyor” dedi.

“Jeneratör enerji politikası değildir”

Turizm Emekçileri Platformu, büyük turizm tesislerinin jeneratörlere sahip olmasının elektrik kesintilerini normal veya kabul edilebilir hale getirmediğini de belirtti.

“Jeneratör acil durum sistemidir. Bir ülkenin enerji politikasının alternatifi değildir” denilen açıklamada, sık ve ani elektrik kesintilerinin jeneratörlerin yanı sıra elektronik sistemleri, soğutma altyapısını, mutfakları ve işletmelerin genel operasyonlarını zorladığı ifade edildi.

Büyük tesislerde meydana gelebilecek teknik arızaların milyonlarca dolara ve yüz milyonlarca liralık zararlara yol açabileceğine dikkat çekilen açıklamada, bu zararların yalnızca şirket bilançolarıyla sınırlı kalmadığı vurgulandı.

Platforma göre şirketlerin zarar görmesi halinde yatırımlar azalabilir, personel alımları yavaşlayabilir, yerel satın almalar düşebilir ve vergi gelirleri azalabilir. Bunun da kamu bütçesi üzerinde baskı oluşturarak sağlık, eğitim, belediye hizmetleri ve altyapı yatırımlarını etkileyebileceği belirtildi.

“300 gün güneş gören bir adada enerji açığı kesintilerle yönetilemez”

Turizm Emekçileri Platformu, Kuzey Kıbrıs’ın güneş enerjisi potansiyeline de dikkat çekerek enerji politikasında uzun vadeli ve kalıcı çözümler uygulanması çağrısında bulundu.

Platform, güneş enerjisinin önünün açılması, enerji depolama yatırımlarının artırılması, elektrik şebekesinin modernize edilmesi ve üretim kapasitesinin güçlendirilmesi gerektiğini belirtti. Gerektiğinde alternatif enerji modellerinin de devreye alınması gerektiği kaydedildi.

Açıklamada, “Yılın yaklaşık 300 günü güneş gören bir adada enerji açığını yalnızca kesintilerle yönetmek kabul edilemez” ifadelerine yer verildi.

“Karanlık paylaştırılarak refah yaratılmaz”

Turizm Emekçileri Platformu açıklamasını şu ifadelerle tamamladı:

“Bizim meselemiz yalnızca elektrik değildir. Bu bir yaşam kalitesi, ekonomi ve medeniyet standardı meselesidir. Karanlıkla kriz yönetilmez. Karanlık paylaştırılarak refah yaratılmaz. Turizmin ışığı sönerse, arkasından bütün ekonomi kararır.”

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir