Gündem

Dursun Oğuz: “KKTC Bu Acıyı İliklerine Kadar Hissediyor”

İçişleri Bakanı Dursun Oğuz, Kıbrıs TV’de Gizem Özgeç’in hazırlayıp sunduğu “Kayıt Altında” programına konuk olarak, ülkede derin üzüntüye neden olan deniz faciası başta olmak üzere gündemdeki önemli konuları değerlendirdi.

Oğuz; deniz faciası, kayıp kazazedelerin aranması, Meclis’te kurulması gündemde olan araştırma komitesi, ülkedeki güvenlik tartışmaları, sınır kapılarındaki denetimler, e-Vize ve GÖÇ-SİS uygulamalarına ilişkin açıklamalarda bulundu.

Ülkenin zor günlerden geçtiğini belirten Oğuz, toplumun yaşanan facianın etkisini hâlâ derinden hissettiğini söyledi.

“Hepimizin modu düşük, hepimizin kolu kanadı kırık” diyen Oğuz, en büyük beklentinin kayıp kazazedelerin naaşlarına ulaşılması olduğunu vurguladı.

Başbakan Ünal Üstel’in Türkiye Cumhuriyeti’nde üst düzey temaslarda bulunduğunu kaydeden Oğuz, arama çalışmalarının Türkiye ve KKTC’nin imkânlarıyla ortak şekilde sürdürüldüğünü ifade etti.

“Acının tarifi yok”

Programda 6 Şubat depremleri ve İsias faciası da gündeme geldi.

Yaşanan son facianın kendisine 6 Şubat depremi ve İsias faciasını hatırlattığını belirten Oğuz, o dönemde enkazlardan çıkarılacak naaşları bekleyen ailelerin yaşadığı acıya tanıklık ettiklerini söyledi.

Oğuz, “Depremde de enkazdan çıkarılan naaşları beklerken aynı acıyı yaşadık. ‘Bu benim oğlum mu, kızım mı?’ diye bekleyen ailelerle birlikteydik. Ateş düştüğü yeri yakar ama KKTC bu acıyı iliklerine kadar hissetti” dedi.

Ülkede matem havası bulunduğunu ifade eden Oğuz, Başbakan Üstel’in ilk günden itibaren sorumluların ortaya çıkarılacağı yönünde irade ortaya koyduğunu belirtti.

Oğuz, “Sorumlusu kim varsa bedelini ödeyecek. Hiçbir şeyin üzeri örtülmeden, en ince ayrıntısına kadar araştırılacak. Sonrasında da hukuki süreç işleyecek” ifadelerini kullandı.

“Bilgi kirliliği aileleri daha da yaralıyor”

Facia sonrasında kamuoyuna yansıyan farklı ve çelişkili açıklamalara da değinen Oğuz, bilgi kirliliğinin acılı aileleri daha da yıprattığını söyledi.

“Bir habere bakıyorsunuz, ardından 180 derece ters başka bir haber çıkıyor” diyen Oğuz, doğru olanın mevcut durumun tüm gerçekliğiyle ailelerle paylaşılması olduğunu ifade etti.

Yetkili makamların kullandığı dilin de bu süreçte büyük önem taşıdığını vurgulayan Oğuz, yanlış veya eksik bilgilerin toplumda güvensizlik yaratabileceğini belirterek hassasiyet çağrısında bulundu.

Meclis araştırması tartışması

Programda, Cumhuriyet Meclisi’nde kurulması gündemde olan araştırma komitesi de ele alındı.

TDP Genel Başkanı Zeki Çeler’in, “Siyasi sorumluluk taşıyanlar araştırmada yer almamalı” yönündeki açıklamasının hatırlatılması üzerine Oğuz, kurulacak komisyonda yalnızca hükümet temsilcilerinin bulunmayacağını söyledi.

Meclis’teki tüm siyasi partilerin komisyonda temsil edileceğini belirten Oğuz, muhalefetin de denetim görevi bulunduğuna dikkat çekti.

“Hükümetin sürecin içerisinde olması, istenen bilgi ve belgelerin hızlı şekilde sağlanması açısından da önemlidir” diyen Oğuz, “Bu olay bu ülkede saklanamaz, örtülemez. Suçlu varsa ortaya çıkarılmalı ve adalet önünde hesabını vermelidir” ifadelerini kullandı.

“Bu acının üzerinden siyaset yapılmamalı”

Oğuz, CTP Milletvekili Ürün Solyalı’nın, “Başbakan ve hükümet Cumhurbaşkanı’nın arkasına saklandı” yönündeki açıklamasına ilişkin de değerlendirmelerde bulundu.

Kayıpların hâlâ arandığı bir süreçte siyasi tartışmalar yürütülmesini doğru bulmadığını belirten Oğuz, ailelerle yüz yüze gelmenin ve onların sorularına cevap vermenin ağır bir sorumluluk olduğunu söyledi.

“Bazen gözyaşımızı saklıyoruz, bazen döküyoruz. Karşımızdaki insanların acısını hissediyoruz” diyen Oğuz, Cumhurbaşkanı Tufan Erhürman’ın olay yerine gitmesinin de siyasi polemik konusu yapılmasını eleştirdi.

Cumhurbaşkanı’nın olay yerinde bulunmasının insani bir sorumluluk olduğunu savunan Oğuz, “Kalbi ve vicdanı olan insan oraya gider. KKTC olarak yastayız. Böyle bir zamanda bu acının üzerinden popülizm yapılmasını doğru bulmuyorum” dedi.

“KKTC güvenli bir ülkedir”

Programda ülkedeki suç oranları ve kamuoyunda oluşan “güvensiz ülke” algısı da değerlendirildi.

Güvenlik tartışmalarının turizm, yükseköğrenim ve yatırımlar açısından ülkeye zarar verebileceğine dikkat çekilmesi üzerine Oğuz, bu değerlendirmeye katıldığını belirtti.

“Bir tane KKTC var ve bu KKTC hepimizindir” diyen Oğuz, hükümetin eleştirilebileceğini ancak eleştirilerde kullanılan dilin ülkeye zarar vermemesi gerektiğini söyledi.

Özellikle yükseköğrenim sektörüne dikkat çeken Oğuz, Türkiye’deki ailelerin çocuklarını KKTC’ye gönderirken güvenlik algısını doğal olarak sorgulayacağını ifade etti.

Oğuz, “KKTC güvenli bir ülkedir” derken, Polis Genel Müdürlüğü’nün suçları aydınlatma oranlarının da bu konuda önemli göstergelerden biri olduğunu savundu.

2026’da 4 bin 370 kişi KKTC’ye alınmadı

Sınır kapılarındaki denetimlere ilişkin rakamları da paylaşan Oğuz, 2026 yılı içerisinde 4 bin 370 kişinin KKTC’ye girişine izin verilmediğini açıkladı.

Oğuz, 2025 yılında ise bu sayının 5 bin 193 olduğunu belirtti.

Türkiye Cumhuriyeti vatandaşlarının kimlikle KKTC’ye gelebildiğini ancak giriş noktalarında polis tarafından değerlendirmeden geçirildiğini anlatan Oğuz, gerekli şartları taşımadığı değerlendirilen kişilerin ülkeye alınmadığını söyledi.

“Polis teşkilatımız giriş kapılarında çok ciddi bir çalışma yürütüyor” diyen Oğuz, amaçlarının yalnızca suçları çözmek değil, suç gerçekleşmeden önce önleyici tedbirler almak olduğunu ifade etti.

E-Vize ve GÖÇ-SİS ile yeni dönem

İçişleri Bakanı Dursun Oğuz, kayıt dışılıkla mücadele kapsamında teknolojik sistemlerin de devreye alındığını açıkladı.

GÖÇ-SİS projesi ile ülkeye giriş yapan kişilerin kayıtlarının daha bütüncül şekilde takip edileceğini belirten Oğuz, hedefin ülkeye gelen kişilerin giriş, adres ve ikamet bilgilerinin sistem üzerinden izlenebilmesi olduğunu söyledi.

Oğuz, e-Vize uygulamasının da başlatıldığını ve sistemin şu aşamada Nijerya, Ermenistan ve Suriye vatandaşları için uygulandığını kaydetti.

Sistemin yaygınlaşmasıyla giriş kapılarındaki yoğunluğun azaltılmasının yanı sıra kayıt dışılıkla mücadelenin daha etkin hale getirilmesinin hedeflendiğini belirten Oğuz, yeni uygulamaların ülkeye giriş ve göç süreçlerinin daha etkin şekilde yönetilmesine katkı sağlayacağını ifade etti.

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir