Gündem

Dünya Kupası’nda Korkulan Olmadı: Kızamık Küresel Salgına Dönüşmedi

Yakın Doğu Üniversitesi tarafından geliştirilen Küresel Salgın İzleme Portalı’nın analizleri, 2026 FIFA Dünya Kupası öncesinde Amerika kıtasında etkili olan kızamık salgınının bölgesel etkisini sürdürmesine rağmen turnuva sonrasında küresel ölçekte yeni bir salgın dalgasına dönüşmediğini ortaya koydu.

Yakın Doğu Üniversitesi Deneysel Sağlık Bilimleri Araştırma Enstitüsü (DESAM) tarafından geliştirilen Küresel Salgın İzleme Portalı, dünya genelindeki bulaşıcı hastalıkların seyrini gerçek zamanlı olarak takip ediyor. Portal üzerinden gerçekleştirilen ilk analizlerde, 2026 FIFA Dünya Kupası öncesinde Amerika kıtasında etkili olan kızamık salgınının gelişimi incelendi.

Dünya Sağlık Örgütü (DSÖ/WHO), ABD Hastalık Kontrol ve Önleme Merkezleri (CDC), Avrupa Hastalık Önleme ve Kontrol Merkezi (ECDC) ve Pan Amerikan Sağlık Örgütü (PAHO) gibi uluslararası kuruluşların resmi verilerini tek platformda bir araya getiren sistem, salgınların seyrini epidemiyolojik göstergeler üzerinden analiz ediyor.

Portal; Batı Nil Virüsü, Chikungunya, COVID-19, Dang Ateşi, Ebola, Hepatit A, Hepatit B, Hepatit C, Influenza A, Influenza B, HIV, Kırım Kongo Kanamalı Ateşi, Maymun Çiçeği, Kızamık, RSV, Sarı Humma, Sıtma, Hantavirüs, Kolera, Tüberküloz, Kuduz, Tifo, Difteri, Boğmaca ve Zika olmak üzere 25 farklı bulaşıcı hastalığı takip ediyor.

Dünya Kupası Sonrası Kızamıkta Küresel Yayılım Görülmedi

11 Haziran-19 Temmuz 2026 tarihleri arasında ABD, Kanada ve Meksika’nın ortak ev sahipliğinde düzenlenen 2026 FIFA Dünya Kupası, milyonlarca kişinin Amerika kıtasında hareket etmesine neden oldu.

Turnuva öncesinde bölgede devam eden kızamık vakaları, yoğun uluslararası seyahat nedeniyle hastalığın farklı ülkelere taşınabileceği endişesini gündeme getirmişti. PAHO da organizasyon öncesinde ülkeleri kızamığa karşı aşılama çalışmalarını ve epidemiyolojik sürveyansı güçlendirmeye çağırmıştı.

Küresel Salgın İzleme Portalı üzerinden yapılan analizlere göre ise Dünya Kupası sonrasında kızamığın küresel ölçekte yeni bir salgın dalgasına dönüşmediği belirlendi.

Portalın son 1,5 aylık verilerine göre kızamık virüsünün en yüksek oranlara ulaştığı ülke Guatemala oldu.

Analizlerde Dünya Kupası’nın ev sahibi ülkeleri olan ABD, Kanada ve Meksika’da kızamık bulaşıcılığının turnuva öncesindeki seviyelere benzer şekilde devam ettiği görüldü.

Buna karşın Dünya Kupası için Amerika kıtasına gelen milyonlarca ziyaretçinin ülkelerine dönmesinin ardından yapılan değerlendirmelerde, ABD, Kanada ve Meksika dışındaki ülkelerde küresel ölçekte yeni bir salgın riski oluşturacak yayılım tespit edilmedi.

Portal 25 Bulaşıcı Hastalığı Takip Ediyor

Küresel Salgın İzleme Portalı yalnızca mevcut salgın tablosunu ortaya koymakla kalmıyor, aynı zamanda salgınların yayılma potansiyelinin değerlendirilmesine de imkan sağlıyor.

Farklı uluslararası sağlık kuruluşlarından elde edilen resmi verilerin tek platformda birleştirilmesi sayesinde, salgınların bölgesel ve küresel hareketlerinin daha hızlı değerlendirilmesi hedefleniyor.

Portalın, salgın hastalıkların erken dönemde tespit edilmesi, risk analizlerinin yapılması ve sağlık otoritelerinin zamanında önlem almasına bilimsel katkı sağlaması amaçlanıyor.

Prof. Dr. İrfan Suat Günsel: “Bilimsel Veri ve Teknoloji Toplum Sağlığının Önemli Unsurları”

Yakın Doğu Oluşumu Mütevelli Heyeti Başkanı Prof. Dr. İrfan Suat Günsel, salgın hastalıklarla mücadelede güçlü sağlık altyapısının bilimsel veri ve teknolojiyle desteklenmesinin önemine dikkat çekti.

Günsel, hastaneler, araştırma merkezleri, laboratuvarlar ve yetişmiş insan kaynağıyla Kıbrıs’ın sağlık altyapısına önemli bir kapasite kazandırdıklarını belirterek, bilimsel araştırma, koruyucu sağlık hizmetleri ve teknolojinin bu yapının ayrılmaz parçaları olduğunu ifade etti.

Küresel Salgın İzleme Portalı’nın halk sağlığı politikalarına katkı sağlayabilecek önemli bir bilimsel araç olduğunu belirten Günsel, salgınların seyrinin zamanında analiz edilmesinin aşılama stratejilerinden koruyucu sağlık uygulamalarına kadar birçok alanda doğru kararların alınmasına katkı sağlayacağını vurguladı.

Prof. Dr. Tamer Şanlıdağ: “Hazırlıklı Olmanın Önemi Ortaya Çıktı”

Yakın Doğu Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Tamer Şanlıdağ ise COVID-19 pandemisinin küresel sağlık tehditlerinin ne kadar hızlı yayılabileceğini gösterdiğini belirtti.

Şanlıdağ, pandemi sürecinin yalnızca bilimsel araştırmanın değil, veriyi doğru yorumlama, riskleri öngörme ve sağlık tehditlerine karşı hazırlıklı olma kapasitesinin de büyük önem taşıdığını ortaya koyduğunu söyledi.

Sağlık bilimlerini yapay zeka ve veri analitiğiyle buluşturan çalışmalara önem verdiklerini belirten Şanlıdağ, Küresel Salgın İzleme Portalı’nın üniversitede üretilen bilimsel birikimin teknolojiyle birleşerek toplumsal faydaya dönüşmesinin önemli örneklerinden biri olduğunu ifade etti.

Doç. Dr. Cenk Serhan Özverel: “Salgınları Tek Platform Üzerinden İzliyoruz”

Yakın Doğu Üniversitesi Deneysel Sağlık Bilimleri Araştırma Enstitüsü Müdürü Doç. Dr. Cenk Serhan Özverel, portalın uluslararası resmi kaynaklardan elde edilen epidemiyolojik verileri tek platformda bir araya getirdiğini belirtti.

Özverel, 25 bulaşıcı hastalığın küresel seyrini eş zamanlı takip ettiklerini belirterek, amaçlarının yalnızca mevcut durumu göstermek olmadığını; epidemiyolojik göstergeler üzerinden meydana gelen değişimleri analiz ederek olası risklerin erken dönemde fark edilmesine katkı sağlamak olduğunu ifade etti.

Dünya Kupası dönemindeki kızamık salgını analizinin portalın sunduğu imkanların ilk örneklerinden biri olduğunu belirten Özverel, salgın hastalıkların sınır tanımadığını ve bu nedenle küresel verilerin sürekli ve sistematik şekilde izlenmesinin büyük önem taşıdığını söyledi.

Küresel Salgın İzleme Portalı Nedir?

Yakın Doğu Üniversitesi tarafından geliştirilen Küresel Salgın İzleme Portalı, farklı uluslararası sağlık kuruluşlarından elde edilen resmi verileri bir araya getirerek 25 bulaşıcı hastalığın küresel seyrini izlemeyi amaçlıyor.

Sistem; salgınların mevcut durumunun değerlendirilmesinin yanı sıra erken uyarı, risk analizi ve epidemiyolojik değerlendirme süreçlerine bilimsel katkı sunmayı hedefliyor.

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir