Gündem

Basın Emekçileri Sendikası: “Kadın cinayetleri politiktir!”

Basın Emekçileri Sendikası (BES), beş gün içinde iki kadının erkek şiddeti sonucu hayatını kaybetmesine tepki göstererek, kadın cinayetlerinin “aile meselesi”, “kıskançlık” veya “münferit olay” olarak sunulmasını reddetti. Sendika, kadınların yaşam hakkının korunması ve ekonomik bağımsızlığının güçlendirilmesi çağrısı yaptı.

Basın Emekçileri Sendikası, kadın cinayetlerine ilişkin yaptığı yazılı açıklamada, kadın cinayetlerinin politik olduğunu vurgulayarak devletin ve medyanın sorumluluklarına dikkat çekti.

Açıklamada, beş gün içerisinde iki kadının erkek şiddeti sonucu katledildiği belirtilerek, “Saliha Özkol. Rukiye Tunçer. Daha kaç kadın öldürülecek?” sorusu yöneltildi.

“Kadın cinayetleri aile meselesi değildir”

BES, kadın cinayetlerinin “aile meselesi”, “kıskançlık” ya da “münferit olay” şeklinde sunulmasına karşı çıktı. Sendika, kadınlara yönelik şiddetin toplumsal ve politik boyutlarının görünür hale getirilmesi gerektiğini belirtti.

Açıklamada, kadınların özgürlüğünün emek mücadelesinden ayrı düşünülemeyeceği ifade edilerek, kadınların güvenceli işlere ve insanca ücretlere erişiminin sağlanması, sendikal örgütlenmenin önündeki engellerin kaldırılması ve sosyal güvence ile kamusal bakım hizmetlerinin yaygınlaştırılması gerektiği kaydedildi.

BES, kadınların ekonomik bağımsızlığını güçlendirecek politikalar hayata geçirilmeden kadın özgürlüğünden söz edilemeyeceğini vurguladı.

“Devletin görevi kadınları öldürülmeden önce korumaktır”

Sendika açıklamasında devletin kadınları şiddetten koruma sorumluluğuna da dikkat çekildi.

Şiddet başvurularının “aile meselesi” denilerek geçiştirilemeyeceği belirtilen açıklamada, her başvurunun ciddiyetle ele alınması gerektiği ifade edildi. Kadınların ihtiyaç duydukları anda ulaşabilecekleri kamusal sosyal hizmetler ve güvenli barınma olanaklarının ülkenin her bölgesinde erişilebilir hale getirilmesi çağrısı yapıldı.

BES ayrıca, kadınların yaşamını ve güvenliğini koruma görevini ihmal eden kamu görevlileri hakkında etkili soruşturma yürütülmesi ve ihmali bulunanların hesap vermesi gerektiğini belirtti.

“Haberin dili de politiktir”

Açıklamada basın emekçilerinin sorumluluğuna da özel olarak değinildi.

Kadın cinayetlerinin yalnızca haberleştirilmesinin yeterli olmadığı belirtilerek, “Haberin dili de politiktir” vurgusu yapıldı.

Failleri merkeze alan, cinayetleri magazinleştiren, kadınları suçlayan ve kadınların özel hayatlarını teşhir eden yayıncılık anlayışının reddedildiği açıklamada, “Basın özgürlüğü, kadınların yaşam hakkını ve onurunu çiğneme özgürlüğü değildir” denildi.

BES, medya kuruluşlarına da çağrıda bulunarak kadın cinayetlerinin sansasyonel başlıklarla ve failin gerekçeleri öne çıkarılarak sunulmamasını istedi. Kadınları suçlayan, şiddeti sıradanlaştıran ve erkek egemenliğini yeniden üreten dilden vazgeçilmesi gerektiği belirtildi.

Sendika, kadın cinayetlerinin haberleştirilmesinde erkek şiddetinin toplumsal ve politik boyutunun görünür kılınması gerektiğini kaydetti.

Açıklama şu ifadelerle tamamlandı:

“Basın Emekçileri Sendikası olarak tarafız! Failden değil, yaşam hakkından. Sermayeden değil, emekten. Erkek egemenliğinden değil, kadınların özgürlüğünden yanayız.”

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir