Basın Emekçileri Sendikası (Basın-Sen), Kıbrıs adasının savaş politikalarının gölgesinde kaldığını belirterek, Kıbrıs halkının emperyalist hesapların hedefi haline getirilemeyeceğini vurguladı.
Sendika, Kıbrıs’ın başkalarının savaşlarının ileri karakolu haline getirildiğini kaydederek, adadaki yabancı askerlerin güvenlik değil, “savaşın kendisini” getirdiğini savundu ve iki lidere somut adım çağrısında bulundu.
“Emperyalist Müdahaleler Özgürlük Getirmez”
Basın-Sen Yönetim Kurulu’nun açıklamasında, ABD ve İsrail’in İran’a yönelik saldırılarının “emperyalizmin savaş siyaseti üzerine kurulu düzenini” ortaya koyduğu ifade edildi. Açıklamada, bu tür müdahalelerin uluslararası hukuka değil, “güç zorbalığı ve savaş baronlarının çıkarlarına” hizmet ettiği ileri sürüldü.
İran’daki rejimin baskıcı niteliğinin saldırıyı meşrulaştırmayacağı vurgulanan açıklamada, emperyalist müdahalelerin özgürlük getirmediği, aksine “daha fazla ölüm, yoksulluk ve kaos” yarattığı belirtildi. Bu durumun “devlet terörü” olarak nitelendirildiği ve tehdidin yalnızca hedef alınan ülkeleri değil tüm bölge halklarını etkilediği kaydedildi.
“Havalanan Uçaklar Korku ve Güvensizlik Yaratıyor”
1960 Garanti ve İttifak Antlaşmaları kapsamında İngiltere egemenliğine bırakılan Ağrotur Üssü ve Dikelya Üssü’nin, uzun yıllardır ABD ve İsrail’in bölgedeki askeri operasyonlarına hizmet ettiği öne sürüldü. Açıklamada, “Havalanan savaş uçakları başka halkların üzerine ölüm taşırken, bunun bedeli adada korku, belirsizlik ve güvensizlik olarak karşımıza çıkmaktadır” ifadelerine yer verildi.
Basın-Sen, “Kısır müzakere başlıklarının arkasına saklanma zamanı değil, cesur kararlar alma zamanıdır” diyerek liderlerden somut adımlar atmasını talep etti.

